Bülent Arınç’tan CHP’ye Butlan Uyarısı: Hukuki ve Siyasi Sonuçlar Üzerine Değerlendirme

Bülent Arınç’tan CHP’ye Butlan Uyarısı: Hukuki ve Siyasi Sonuçlar Üzerine Değerlendirme

Eski TBMM Başkanı ve AKP’nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç, CHP hakkında alınan mutlak butlan kararına yönelik düşüncelerini sosyal medya üzerinden paylaştı. Arınç, bu kararın hukuki yönlerini eleştirirken siyasi etkileri konusunda da uyarılarda bulundu. Açıklamasına, CHP’deki durumun partinin iç meselesi olduğunu vurgulayarak başlayan Arınç, kararın hukuki açıdan sorunlu olduğunu ifade etti. BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını incelediğini belirten Arınç, yetki, görev ve usul hukuku açısından ciddi eleştirilerde bulundu.

Arınç, şunları kaydetti: “Bir hukukçu ve siyasetçi olarak bu meseleye bakış açım şöyledir. BAM Dairesi’nin kararını okudum ve yetki, görev ve usul hukuku açısından bu kararı yanlış buluyorum. Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu gibi konularda YSK haricinde bir hukuk mahkemesinin karar vermesi söz konusu olmamıştır. Bu kararı konjonktürel bir karar olarak değerlendiriyorum. En önemli sorun ise bu kararın ihtiyati tedbirle verilmiş olmasıdır. Yargıtay denetimi açısından bu tarz bir tedbir olmaksızın da karar verilebilir ve bu şekilde mevcut kaos ortamı oluşmazdı. Eğer karar Yargıtay’da kesinleşseydi, gerekli işlemler sorunsuz bir şekilde yürütülebilirdi. Ancak uygulamada böyle bir tedbir de görülmemektedir. Bu noktada Yargıtay’a düşen görev, hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar alarak tedbiri bir an önce kaldırmasıdır.”

Arınç, söz konusu kararın bir parti kapatma kararı olmadığını ancak sonuçlarının ağır etkiler doğurabileceğini vurguladı. Siyasi geçmişinde kapatılan partileri hatırlatan Arınç, bu tür müdahalelerin sadece partileri değil, aynı zamanda siyaset kurumunu da olumsuz etkilediğini belirtti. Açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Siyaset açısından baktığımızda mevcut manzara iç açıcı değildir. Ben, geçmişte üç partisi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan ve bir partisi de 12 Eylül Darbesi sırasında kapatılan bir siyasetçiyim. Ayrıca, bir partinin kapatılmaktan bir oy farkla kurtulduğu, açılan her davada siyaset yasağı talep edilen biriyim. BAM kararı kesinlikle bir parti kapatma kararı değildir; ancak sonuçları itibarıyla bir partiyi işlevsiz hale getirme, iç çekişmelere yol açma ve gücünü zayıflatma riski taşımaktadır. Kendi deneyimlerime dayanarak söylemem gerekirse, bu tür müdahaleler yalnızca siyasi partileri değil, öncelikle siyaset kurumlarını işlevsiz hale getirir ve demokrasiyi tehdit eder.”