Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan 2026 tarihlerinde Avusturya’yı ziyaret edecek. Bu ziyaret sırasında Fidan, Avusturya’nın üst düzey yetkilileriyle önemli görüşmeler gerçekleştirecek. Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri yönlerini bütüncül bir bakış açısıyla ele alacak.
Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik hedefini ve bu doğrultudaki kararlılığını vurgulayacak. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki çatışmanın sona erdirilmesine yönelik çabalara Türkiye’nin destek vermeye devam edeceğini belirtecek. Dışişleri Bakanı, Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile bir araya gelecek ve ardından Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilecek.
Fidan, AGİT Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu ile de görüşecek ve Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenecek bir konferansta konuşma yapacak. Türk sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya gelerek Türkiye ile Avusturya arasındaki işbirliğini derinleştirmek için mevcut fırsatları değerlendirecek.
Bakan Fidan, Türkiye ve Avusturya arasındaki ticari ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi konularında dikkat çekici potansiyel olduğunu vurgulayacak. Ayrıca, enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii gibi stratejik alanlarda işbirliği fırsatlarına da işaret edecek.
Fidan, Türkiye’nin Avusturya’daki Türk toplumuna olan duyarlılığını dile getirerek, bu toplumun huzur, refah ve toplumsal uyumunu öncelikli bir konu olarak ele alacak. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifinin korunması gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik bir vizyonla ele alınmasının tüm tarafların yararına olduğunu belirtecek. Ayrıca, mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha geniş kapsamlı ve kurumsal bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu ifade edecek.
Bakan Fidan, temasları sırasında Rusya-Ukrayna savaşında tarafların barış müzakerelerine dönmesi ve savaşın adil bir çözümle sona erdirilmesine yönelik çabalara destek vermeye devam edeceğini de belirtecek. Hürmüz Boğazı’nda seyir serbestliğinin sağlanması ve savaş öncesi statükoya dönülmesi gerekliliğine dikkat çekecek. İsrail’in Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlere yönelik politikalarına karşı eleştirilerini dile getirerek, bu tür eylemlerin bölgedeki barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulayacak.