Bu jelibonlar diş eti kanamasını azalttı

Img

Jelibonlar ağız sağlığını korumak için akla gelen ilk ürünler arasında yer almasa da Japonya’da geliştirilen yeni bir formül dikkat çekici sonuçlar verdi.

Tokyo Bilim Enstitüsü öncülüğünde yürütülen araştırmada, faydalı bakteriler içeren jelibonların hafif diş eti iltihabı bulunan kişiler üzerindeki etkisi incelendi. Altı hafta süren çalışmaya toplam 116 kişi katıldı.

Katılımcıların yaklaşık yarısı günde iki kez özel olarak hazırlanan jelibonlardan tüketirken diğer gruba görünüş ve tat açısından benzer plasebo ürünler verildi. Katılımcılar hangi ürünü kullandıklarını bilmedi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Araştırmanın sonuçları Journal of Periodontology dergisinde yayımlandı.

Canlı değil, etkisiz hale getirilmiş bakteriler kullanıldı
Jelibonların içinde probiyotik olarak bilinen canlı bakteriler yerine “postbiyotik” adı verilen, ısıyla etkisiz hale getirilmiş bakteriler kullanıldı.

Araştırmacılar özellikle Lactiplantibacillus pentosus türüne odaklandı. Canlı olmayan bu bakterilerin üretim ve saklama sırasında daha kararlı olması, jelibon gibi ürünlere kolayca eklenmesini sağlıyor.

Postbiyotiklerin ağızdaki mikrobiyal dengeyi destekleyebileceği ve iltihaplanmayı azaltan etkiler gösterebileceği düşünülüyor. Ancak bu etkinin hangi biyolojik mekanizmalarla ortaya çıktığı henüz tam olarak bilinmiyor.

DİŞ ETİ KANAMASINDA DÜŞÜŞ

Çalışmada diş eti sağlığı, “sondalamada kanama” olarak adlandırılan standart bir yöntemle değerlendirildi. Bu ölçüm, diş hekimi muayenesi sırasında kanama görülen bölgelerin ağızdaki oranını gösteriyor.

Postbiyotik içeren jelibonları tüketen grupta kanama oranı altı haftanın sonunda ortalama yüzde 17,6’dan yüzde 12,3’e geriledi.

Plasebo grubunda da daha küçük bir iyileşme görüldü. Bu gruptaki ortalama kanama oranı yüzde 18,9’dan yüzde 16,6’ya düştü. Ancak plasebo grubundaki değişimin istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı belirtildi.

Araştırmacılar, jelibon çiğnemenin tükürük üretimini artırmasının ve ürünün içindeki maddelerin ağız dokularıyla daha uzun süre temas etmesinin her iki gruptaki iyileşmeye katkıda bulunmuş olabileceğini düşünüyor.

KATILIMCILARA ÖZEL FIRÇALAMA TALİMATI

Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, katılımcılara araştırma süresince dişlerini nasıl fırçalamaları gerektiğine ilişkin özel bir eğitim verilmemesi oldu.

Araştırmacılar böylece ürünün kontrollü klinik koşullar yerine günlük yaşam içindeki etkisini değerlendirmeyi amaçladı. Çalışmayı yöneten periodontoloji uzmanı Takanori Iwata, jelibonların normal yaşam koşullarında incelenmesinin ağız sağlığını destekleme potansiyelini daha iyi anlamalarına yardımcı olduğunu belirtti.

Jelibon formunun kolay ve hızlı kullanılması da katılımcıların tedavi programına düzenli biçimde devam etmesini sağlamış olabilir.

DİŞ FIRÇALAMANIN YERİNE GEÇMİYOR

Sonuçlar olumlu görünse de postbiyotik jelibonlar ile plasebo arasındaki farkın büyük olmadığına dikkat çekiliyor. Araştırma yalnızca altı hafta sürdüğü için ürünün uzun vadeli etkileri de henüz bilinmiyor.

Çalışma, postbiyotiklerin diş eti iltihabının kontrolüne destek olabileceğini gösteriyor ancak jelibonların düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve diş hekimi kontrollerinin yerine geçebileceğine ilişkin bir bulgu sunmuyor.

Araştırma ekibi bundan sonraki aşamada bakterilerin diş eti kanamasını hangi mekanizmalar üzerinden azalttığını ve ürünün daha uzun süre kullanılması halinde benzer sonuçların devam edip etmeyeceğini incelemeyi planlıyor.

Uzmanlar, dünya genelinde ciddi diş eti hastalığı riski taşıyan insan sayısının 2050’ye kadar 1,5 milyara ulaşabileceğini tahmin ediyor. Etkisi daha geniş araştırmalarla doğrulanırsa postbiyotik içeren ürünler, diş eti hastalığı riski yüksek kişiler için mevcut bakım yöntemlerine ek bir seçenek haline gelebilir.

yok

Author: Burak Yılmaz