Sevgili Hrant Dink, Geride Bıraktıklarımız
Herkesçe bilinen ama engellenmeyen acı cinayetten sonra seni uğurladığımız o mahcubiyet dolu günün ardından tam bir yıl geçti. Seni cenaze töreninde andıklarımız şimdi nerede diye sorgulayan bir derginin sorusu hala zihinlerde dolaşıyor.
Şimdi ben de 19 yıl sonra aynı soruyu sormak istiyorum: Biz neredeyiz? Buradayız belki ama bir o kadar da mahcubuz.
Sen, Sevgili Hrant Dink, ilk değilsin. Katillerinin sorumluluk hissetmeden huzurla yaşamaya devam ettiği acı bir gerçekliğin yanında yer alıyorsun. Ve ne yazık ki, son da olmadığını biliyoruz. Eminim son olmak isterdin, ancak maalesef öyle olmadı. Bizler de burada mahcubiyetimizle kalıyoruz.
İçinde bulunduğumuz 19 Ocak için yazdığım bu mektupta, medyanın “amiral gemisi” gazetesinde Gomidas ile ilgili bir yazı dikkatimi çekti. Gomidas’ın dramı üzerine yazılan bu yazıda her şey anlatılmış gibi görünse de asıl sorular hala cevapsız kalmış durumda.
Yıllardır süregelen suçlar, inkarlar, sessizlikler ve sorumluluk sahiplenmeyenler yüzünden umutsuzluğa kapılmamak elde değil. Ancak senin hatıran ve mirasın, bize umut ve direnişin önemini hatırlatmaya devam ediyor. Bizler, 19 yıldır üzerimize düşeni yapamamış olmanın acısıyla buradayız. Özür dileriz, sessizliğimizi bozamadığımız ve suçlulara karşı çıkamadığımız için.
Yine de senden aldığımız güçle umudumuzu korumaya devam edeceğiz. Nerede olduğumuzu sorguladığımız bu günlerde, umudumuzu yitirmeden ve mahcubiyetimizi aşarak yola devam etmekte kararlıyız. İçerde ya da dışarda olsak da, aklımız ve fikrimiz burada, umutla dolu.
Sevgi ve saygılarla, Çiğdem Mater
(Mİ)