“`html
Davos Zirvesi: Siyasi Elitler ve Putin’in Temsilcisinin Katılımı
Dünyanın önde gelen siyasi ve iş dünyası liderleri, “Diyalog Ruhu” teması etrafında toplanarak kritik sorunlara çözüm geliştirmek amacıyla Davos’ta buluşuyor. Ancak, zirveye davetsiz katılan bir temsilci bu hedefi sorgulamalarına neden olabilecek şekilde görünüyor.
Erken saatlerde yükselen söylentilerin ardından, güvenilir kaynaklar, Rusya’nın özel temsilcisi Kirill Dmitriev’in ABD Başkanı Donald Trump önderliğindeki heyetle görüşmek için Davos’ta bulunacağını doğruladı.
Trump’ın çarşamba günü İsviçre Alpleri’ndeki tatil beldesinde planlanan dikkat çekici bir konuşma yapması ve zirve kapsamında özel bir adres vermesi bekleniyor.
Ayrıca, Davos’ta bizzat yer alacak olan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’in, Trump ile bir araya gelmesi ve Kremlin’in Ukrayna’ya karşı artan saldırganlığını durdurmaya yönelik yeni güvenlik garantileri imzalaması umuluyor.
Moskova’nın Dmitriev’in seyahatini aniden duyurması, bu durumu tartışmalı hale getirdi. Putin’in temsilcisinin varlığı, Kremlin’in önceden hareket ederek bu anlaşma sürecine dair bir “tamir girişimi” sinyali gönderebileceğini gösteriyor.
Dmitriev’in ziyareti, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında Rus kurumlarının ve kişilerin resmi bağlarının dondurulmasından bu yana ilgiyi çekiyor. Zira, o tarihten itibaren hiç bir Rus yetkili veya işletmesi Davos’taki toplantılara davet edilmedi.
Bu durum aynı zamanda, Moskova’nın Ukrayna’da etkisini devam ettiren savaşın sona ermesi için ABD ile yürütülen gizli görüşmelere yaklaşımını yansıtıyor. Trump, Moskova ve Kiev’in bir anlaşmaya varma isteği artarken, Rusya ilerlemenin dondurulmasında Ukrayna’yı suçlayarak maksimum taleplerini dayatmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz ay Kremlin, Kiev’i belirsiz iddialarla suçlayarak Putin’in Krasnodar’daki şahsi konutuna bir drone saldırısı düzenlemekle itham etti. Ukrayna ise bu iddiaları yalanladı ve ABD, yapılan değerlendirmelerde söz konusu bir saldırıya dair kanıt bulunmadığını dile getirdi.
Öte yandan, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su olarak görev yapan Dmitriev, Washington’un Moskova’yı daha yakından anlaması için kilit bir rol üstleniyor. Kiev doğumlu ve ABD eğitimi almış olan Dmitriev, Kremlin’in Washington ile iletişim kurmasında ve Trump’ın temsilcisi Steve Witkoff ile temasında önemli bir figür haline geldi.
Ayrıca, Dmitriev’in ağustos ayında Alaska’daki Trump-Putin buluşmasında da yer aldığını belirtmekte fayda var.
İlgili Haberler
Medya kaynaklarına göre, Dmitriev, Rusya’nın Ukrayna işgalini sonlandırmaya yönelik hazırlanan ve “Kiev’in teslimiyeti” olarak değerlendirilen 28 maddelik planın arkasındaki isim olarak öne çıkıyor.
Haberlere göre, Washington temsilcilerinin Ruslarla gizli görüşmelere girdiği ve bu görüşmelerin Ukrayna’nın kontrolündeki toprakların Rusya’ya devredilmesini kapsadığı iddia ediliyor.
28 maddelik plan, basına sızdırıldığında, Witkoff’un sosyal medya platformu X’te yapmış olduğu bir gönderide, “Bunu K’den almış olmalı…” şeklinde bir ifade ile dikkat çekti. Buradaki “K” harfi Kirill Dmitriev’i işaret ediyor olabilir.
Belgenin içeriği ve dili, şüpheleri artırmakta; bazı haber kaynakları belgenin Rusça yazılıp daha sonra İngilizceye çevrilmiş olabileceğini ortaya koyuyor. Euronews, sızdırılan planı her iki dilde de inceledi ve bazı ifadelerin İngilizcede doğallık taşımadığını belirtti. Bu durum, metnin otomatik çeviri araçlarıyla çevrildiğini düşündürmektedir.
Witkoff, Washington’un amacının sorunları daraltmak ve tarafları bir araya getirerek ölümleri durdurmak olduğunu defalarca vurguladı. Mart 2025’te verdiği bir röportajda, “Oyun planı bu. Ve hepimiz bunu gerçekleştirmek için oradayız,” açıklamasında bulundu.
Witkoff’un bu hafta Trump’ın devasa heyetinin bir parçası olarak Davos’ta bulunması bekleniyor. Zirve tarihinin en büyük ABD heyeti olması öngörülen bu grup içinde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Trump’ın damadı Jared Kushner gibi yüksek düzey yöneticilerin de yer alması dikkat çekiyor.
Beyaz Saray, planlanan herhangi bir ikili görüşme olmadığını belirtse de, Witkoff ve Kushner’in olası müzakerelerde kilit isimler olarak görülmesi, Trump ve Zelenskiy arasında Davos’ta bir anlaşma imzalanabileceği yönünde spekülasyonları arttırıyor.
Davos’ta Dmitriev’in Witkoff ve Kushner ile görüşeceği konusu da gündeme geliyor.
Dmitriev, 2010 yılında “Genç Küresel Lider” olarak seçilmesi ile WEF ile tanışıklığı bulunuyor. 2019 yılında Davos’ta CNBC’ye verdiği demeçte, Trump’ın başkanlığının ilk döneminde uygulanan Amerikan yaptırımlarını eleştirerek bunların “yanlış” olduğunu ifade etmişti. Bu yaptırımların ABD’nin uluslararası itibarını zedelediğini belirtti.
Washington ve Brüksel, Kremlin’in Ukrayna’ya yönelik ilk işgali ve Kırım’ın ilhakı, İngiltere’de eski istihbarat subayı Sergei Skripal’in zehirlenmesi gibi birçok olayı takiben Rusya’ya yaptırımlar uyguladı.
AB, Dmitriev’e ya da yönettiği fona hiçbir zaman yaptırım uygulamasa da, ABD Hazine Bakanlığı, Dmitriev’i Putin’in yakın bir ortağı olarak tanımlayıp yaptırım listesine aldı.
İlgili Haberler
Trump’ın tekrar göreve dönmesiyle Dmitriev, ABD Başkanı’na övgüler yağdırmaya devam ediyor. Aralık 2025 tarihinde X’te paylaştığı mesajında, “Gerçek şu ki, Üçüncü Dünya Savaşı, Başkan Trump ve ekibi sayesinde önlendi, önleniyor ve önlenecek” ifadesini kullandı.
Geçtiğimiz yıl içerisinde Dmitriev, Trump’ın “Batı’yı rahatsız eden ideolojik zorbalığı ortadan kaldırmaya yönelik tektonik bir değişimi yönettiğini” belirtti.
Putin’in üst düzey temsilcisine yönelik ABD yaptırımları Nisan 2025’te geçici olarak kaldırıldı ve böylece Moskova’nın toplumsal savaşından bu yana Washington’u ziyaret eden ilk Rus yetkili olarak ülkeye giriş yapmasına izin verildi.
Ayrıca, Avrupa’da, Trump’ın çarşamba günü yapacağı Davos’taki konuşmasının arkasındaki kaygılardan birinin, ABD Başkanı’nın Grönland’ı kontrol etme teklifini daha ileri taşıyıp taşımayacağı olduğu düşünülüyor. Bu durum, iki kıta arasında artan gerilimlerin daha da derinleşmesine neden olabilir.
Dmitriev, Trump’ın planlarını açıkça destekleyerek, Avrupalı liderlerle dalga geçti. Özellikle Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil’i hedef alarak ona “Rambo” lakabını taktı.
Ayrıca, Danimarka’nın bir parçası olan Arktik adasıyla ilgili Moskova’nın olumlu bir bakış açısına sahip olduğunu öne sürdü ve “Avrupa boyun eğecek, ABD Grönland’ı alacak ve transatlantik birlik en azından kısmen yeniden güçlenecek,” dedi.
Moskova tarafından yapılan bir açıklamada, Trump’ın Grönland planının “olağanüstü” olduğuna dair değerlendirmeler yapıldı ve durumun “yakından takip edileceği” ifade edildi.
“`