Tahran ve Washington Arasındaki Müzakerelerde Gelişmeler: İran İddia Etti, ABD Reddetti

Tahran ve Washington Arasındaki Müzakerelerde Gelişmeler: İran İddia Etti, ABD Reddetti

28 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan haberlere göre, ABD ile İran arasında 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından başlayan müzakereler, Pakistan’ın arabuluculuğunda ilerleme kaydetmeye devam ediyor. İran devlet televizyonu, taraflar arasında “İslamabad Mutabakatı” olarak adlandırılan 14 maddelik bir taslağa ulaştıklarını duyurdu. Bu taslağın, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişlerinin yeniden başlatılması ve ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasını kapsadığı belirtiliyor. İran ise, bu mutabakata karşılık olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini bir ay içinde savaş öncesi seviyesine geri döndürmeyi taahhüt ediyor.

Ayrıca, eğer taraflar 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varırlarsa, bu mutabakatın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ile bağlayıcı hale gelebileceği ifade ediliyor. Belgeye göre, ABD’nin İran çevresindeki askeri güçlerini çekeceği de belirtiliyor; ancak bu durumun yeni konuşlanmalar mı yoksa mevcut birlikleri mi kapsadığı konusunda müzakerelerin sürdüğü bildirildi.

Fakat Beyaz Saray, İran’ın iddialarını yalanlayarak, “Haber tamamen asılsızdır. İran devlet medyasına güvenilmemelidir” açıklaması yaptı. Bununla birlikte, Beyaz Saray’dan El Cezire’ye yapılan açıklamada müzakerelerin olumlu bir şekilde ilerlediği ifade edildi. Kanal 12’nin haberine göre, ABD, anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte tüm askeri uçaklarını Ben Gurion Havalimanı’ndan tahliye edeceğini İsrail yetkililerine bildirdi. Times of Israel’in kurucu editörü David Horovitz, ABD ile İran arasındaki muhtemel bir mutabakatın, Başkan Donald Trump için stratejik bir başarısızlık olarak değerlendirileceğini belirtti.

Beyaz Saray’daki Kabine Toplantısı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump ise, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası sular olarak herkesin kullanımına açık kalacağını ve İran’ın kontrolünde olmayacağını ifade etti.

Tahran yönetimi, müzakerelerde iki ana hedefe odaklanmış durumda. Wall Street Journal’ın analizine göre, Tahran, ağır ekonomik kriz nedeniyle finansal rahatlama sağlarken, Trump’ın “zafer ilan etmesini” engellemek için nükleer taviz vermekten kaçınıyor. Analizde, İran’ın dondurulmuş 100 milyar dolarlık varlığının bir kısmını kurtararak küresel petrol piyasalarına yeniden erişim sağlama niyetinde olduğu vurgulandı.

İsrail cephesi ise, İran’ın nükleer programının kalıcı olarak sona erdirilmesi yönündeki vaatlerin zayıfladığı değerlendirmesinde bulunuyor. Times of Israel’deki analize göre, Tel Aviv yönetimi, mutabakat zaptı çerçevesinde hareket etmek zorunda kalabilir, ancak Washington’dan stratejik çıkarlarını güvence altına alacak somut taahhütler talep edebilir.

ABD ve İran arasında barış pazarlıklarının umut verici bir şekilde devam ettiği sırada, İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Muhammed Ekberzade, “ABD ile yeniden savaş çıkma ihtimali düşük” açıklamasında bulundu. Ekberzade, “Düşmanın zayıflığı nedeniyle savaş ihtimali düşük. Amerikalılar, İran ile güç diliyle konuşabileceklerini sanıyor. Ancak İranlılarla tehdit diliyle konuşulmaması gerektiğini hâlâ öğrenemediler” şeklinde konuştu. İran, olası saldırılara karşı da hazırlıklı olduğunu belirtti.